Avrupa Kardiyoloji Kongresi’nde (ESC Congress 2026, Münih) klinik kardiyoloji pratiğini ve koruyucu hekimlik algoritmalarını yakından ilgilendiren, uzun yıllardır merakla beklenen dev bir randomize kontrollü çalışmanın sonuçları paylaşıldı: STAREE (STAtin Response in Evidence-based Intervention in the Elderly) Çalışması.
Avustralya merkezli yürütülen ve Monash Üniversitesi Halk Sağlığı ve Önleyici Tıp Okulu’ndan Prof. Andrew Tonkin liderliğindeki bağımsız araştırma grubu tarafından gerçekleştirilen bu çalışma, günlük pratiğimizde en sık karşılaştığımız etik ve klinik ikilemlerden birine odaklandı: 70 yaşın üzerinde, bilinen hiçbir kardiyovasküler hastalığı veya diyabeti olmayan sağlıklı bireylere sırf yaşları ilerlediği için birincil koruma (primer prevansiyon) amacıyla statin başlanmalı mı?
STAREE Çalışmasının Tasarımı ve Metodolojisi
STAREE, Avustralya genelinde birinci basamak sağlık merkezleri üzerinden 70 yaş ve üzeri yaklaşık 10.000 katılımcıyı içeren, çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir çalışma olarak kurgulandı. Katılımcılara günlük atorvastatin 40 mg veya eşdeğer plasebo verildi.
Çalışmanın en kritik metodolojik özelliği, birincil sonlanım noktası olarak yalnızca kardiyovasküler olayları değil; yaşlı popülasyonda bağımsız yaşam kalitesini belirleyen “engelsiz sağkalım” (disability-free survival) bileşenini seçmiş olmasıydı. Bu bileşik sonlanım noktası; tüm nedenlere bağlı mortalite, demans (bunama) gelişimi veya kalıcı fiziksel yetersizlik tablosunun ortaya çıkmaması durumunu ölçüyordu.
Çalışmanın Temel Sonuçları Ne Söylüyor?

  • Engelsiz Sağkalım ve Demans: Atorvastatin 40 mg kolu ile plasebo kolu arasında demans gelişimini engelleme, bilişsel fonksiyonları koruma veya kalıcı fiziksel yetersizliği geciktirme açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı.
  • Tüm Nedenlere Bağlı Mortalite: Yaşam süresi üzerinde statin kullanımının plaseboya kıyasla belirgin bir üstünlük sağlamadığı görüldü.
  • Aterosklerotik Olaylar: İskemik kardiyovasküler olaylarda ılımlı bir azalma eğilimi izlense de bu durum genel klinik faydaya veya sağlıklı sağkalım süresine yansımadı.
    Özetle STAREE çalışması; bilinen damar hastalığı, diyabeti veya belirgin ek risk faktörü bulunmayan tamamen sağlıklı 70 yaş üzeri bireylerde, “sırf yaş faktörüne bakılarak” ezbere başlanan statin tedavisinin klinik bir kazanım sağlamadığını netleştirdi.
    En Kritik Ayrım: Subklinik Ateroskleroz ve Damardaki Plak Gerçeği
    STAREE çalışmasının sonuçları okunurken klinik pratikte vahim bir hataya düşülmemelidir: Bu çalışma, damarında plak saptanan bireyleri kapsamaz.
    STAREE katı bir primer koruma çalışmasıdır; yani daha önce kalp krizi, inme geçirmemiş, stenti/baypası olmayan ve en önemlisi aterosklerotik damar hastalığı belgelenmemiş bireyleri incelemiştir.
    Bugün modern kardiyolojide Koroner BT Anjiyografi (Sanal Anjiyo) veya Karotis Ultrasonografisi ile damar duvarında tespit ettiğimiz %10, %20 veya %30’luk kireçlenme ve plaklar, hastayı doğrudan “tamamen sağlıklı birey” kategorisinden çıkarır ve “belgelenmiş subklinik ateroskleroz” grubuna dahil eder.
    Kalp Krizini Yapan %90 Darlık mı, Yoksa %20’lik Kırılgan Plak mı?
    Toplumda ve ne yazık ki bazen hekim dışı çevrelerde yaygın olan yanlış bir algı vardır: “Damarda sadece %20 darlık var, kan rahat geçiyor, ilaç kullanmaya gerek yok; darlık büyürse bakarız.”
    Bu yaklaşım aterosklerozun patofizyolojisiyle tamamen çelişir:
  • Olayların Çoğu Küçük Plaklardan Kaynaklanır: Akut miyokard enfarktüslerinin ve inmelerin %60-70’i, lümende kritik darlık yapmayan (%50’nin altındaki), dışarıdan bakıldığında önemsiz zannedilen plakların aniden yırtılması (rüptür) veya yüzey erozyonu sonucu pıhtı ile tıkanmasıyla gelişir.
  • Statinin Rolü Darlık Açmak Değil, Plağı Taşlaştırmaktır: Statinler yalnızca kandaki LDL kolesterolü düşürmez. Plak içerisindeki makrofaj enflamasyonunu baskılar, plağın üzerindeki fibröz örtüyü kalınlaştırır, lipid çekirdeğini küçültür ve plağı kalsifiye ederek stabilize eder (dondurur).
  • Beklemek Damara Süre Tanımaktır: Damarında %10-20 plak görülen bir hastada “darlık artsın öyle ilaç başlarız” demek; endotel hasarına, kolesterol göçüne ve yangıya izin vererek o plağın büyümesine ve bir gün patlamasına zemin hazırlamaktır.
    Klinik Özet ve Pratik Yaklaşım
  • Tamamen Sağlıklı 70 Yaş Üstü: Bilinen kalp-damar hastalığı olmayan, diyabeti bulunmayan ve taramalarda damar sertliği/plağı saptanmayan 70 yaş üzeri bireylerde sırf yaş kriterine dayalı ezbere statin başlanması gerekli değildir.
  • Damarında Plak Olan Her Yaş Grubu: Koroner BT’de kalsiyum skoru yüksek çıkan, damarında %10 bile olsa yumuşak/kireçli plak saptanan, şah damarında aterom plağı bulunan veya daha önce stent/baypas öyküsü olan bireylerde statin tedavisi hayati bir koruyucu kalkandır.
    İlaç tedavisi kararı takvim yaşına göre değil; damarın biyolojik yaşına, görüntüleme yöntemleriyle kanıtlanmış plak yüküne ve hekimin yapacağı kapsamlı risk analizine göre verilmelidir.