Hipertansiyon tedavisinde egzersiz denildiğinde akla ilk olarak yürüyüş, koşu veya bisiklet gibi aerobik egzersizler geliyor. Ancak British Journal of Sports Medicine’da yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, tansiyon kontrolü açısından uzun süredir biraz geri planda kalan bir egzersiz türünün özellikle dikkat çekici olabileceğini gösteriyor: izometrik egzersiz.

Edwards ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada 270 randomize kontrollü araştırma ve toplam 15.827 katılımcı değerlendirildi. Aerobik egzersiz, dinamik direnç egzersizi, aerobik ve direnç egzersizinin kombinasyonu, yüksek yoğunluklu interval antrenman (HIIT) ve izometrik egzersizlerin istirahat kan basıncı üzerindeki etkileri karşılaştırıldı.

Sonuçların tamamı aslında egzersizin önemini destekliyor. Aerobik egzersiz sistolik kan basıncını ortalama 4,49 mmHg, dinamik direnç egzersizi 4,55 mmHg, kombine egzersiz 6,04 mmHg, HIIT ise 4,08 mmHg azalttı. En büyük düşüş ise izometrik egzersizlerde görüldü: sistolik kan basıncında ortalama 8,24 mmHg, diyastolik kan basıncında ise 4,00 mmHg azalma.

İzometrik egzersiz nedir?

İzometrik egzersizde kas kasılır ancak eklemde belirgin bir hareket meydana gelmez. Örneğin sırtınızı duvara yaslayıp dizlerinizi bükerek oturur pozisyonda beklediğiniz wall sit, bunun en bilinen örneklerinden biridir. El dinamometresini belirli bir kuvvetle sıkılı tutmak da başka bir izometrik egzersiz örneğidir.

Çalışmanın network meta-analizinde sistolik kan basıncını azaltma açısından en yüksek sıralama olasılığı izometrik egzersizlerde görüldü. Alt gruplara bakıldığında özellikle wall squat/wall sit sistolik kan basıncı açısından öne çıktı.

Peki hareket etmeden yapılan bir egzersiz tansiyonu nasıl düşürebilir?

İzometrik kasılma sırasında çalışan kasların içindeki damarlar kısmen komprese olur ve bölgesel kan akımı geçici olarak azalır. Kasılma sona erdiğinde bölgeye kan akımı hızla geri döner. Tekrarlanan bu süreç reaktif hiperemi ve damar duvarındaki shear stress üzerinden endotelyal adaptasyonu uyarabilir.

Uzun dönemde nitrik oksit biyoyararlanımının ve endotelyal fonksiyonun iyileşmesi, periferik vasküler direncin azalması ve otonom sinir sistemi ile barorefleks kontrolündeki adaptasyonların kan basıncındaki düşüşe katkıda bulunabileceği düşünülüyor. Mekanizma tek bir yola indirgenemese de ortaya çıkan vasküler adaptasyon biyolojik olarak oldukça anlamlı.

Bu sonuç “yürümeyi bırakın, wall sit yapın” anlamına mı geliyor?

Hayır.

Bu çalışmanın önemli bir özelliği network meta-analiz olması. Egzersiz türlerinin tamamı aynı randomize çalışmalarda doğrudan birbirleriyle karşılaştırılmadı. Çalışmalar arasında başlangıç kan basıncı, katılımcı özellikleri, egzersiz yoğunluğu, süresi ve protokoller açısından farklılıklar bulunuyor.

Ayrıca çalışmada bildirilen 8,24 mmHg sistolik düşüş bir ortalama tedavi etkisi. Her hipertansiyon hastasının wall sit yaparak tansiyonunu tam 8 mmHg düşüreceği şeklinde yorumlanamaz.

Bununla birlikte sonuç önemli: Hipertansiyonda egzersiz reçetesi yalnızca aerobik egzersizden ibaret değil. Direnç egzersizleri ve özellikle izometrik egzersizler de kan basıncı kontrolünde anlamlı bir yere sahip olabilir.

Asıl mesaj belki de şu: Hipertansiyon tedavisinde egzersizin önemli olduğunu uzun zamandır biliyoruz. Şimdi elimizdeki veriler, hangi egzersizi yaptığımızın da en az egzersiz yapmak kadar üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Edwards JJ, Deenmamode AHP, Griffiths M, et al. Exercise training and resting blood pressure: a large-scale pairwise and network meta-analysis of randomised controlled trials. Br J Sports Med. 2023;57:1317–1326. DOI: 10.1136/bjsports-2022-106503.