Meyve şeker içeriyor. Peki, şeker içerdiği için meyve yemek diyabete neden olur mu? Özellikle prediyabeti, yani gizli şekeri olan kişiler muzdan, üzümden, incirden veya diğer tatlı meyvelerden uzak mı durmalı? Bugün size bu konuda oldukça önemli bir bilimsel araştırmadan söz edeceğim. Nutrients dergisinde yayımlanan, 182 binden fazla kişinin verilerini değerlendiren bir sistematik derleme ve meta-analizde, meyve ve sebze tüketimi yüksek olan kişilerde prediyabet görülme olasılığının yaklaşık %18 daha düşük olduğu bulundu. Üstelik meyve tüketimi tek başına değerlendirildiğinde de benzer bir ilişki vardı. Ancak burada bilimsel açıdan önemli bir ayrıntı var. Araştırmaların büyük bölümü kesitsel çalışmalardan oluşuyor. İnsanların yıllar boyunca takip edildiği prospektif araştırmalarda ise bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildi. Dolayısıyla bu çalışma bize meyve yemenin diyabeti önlediğini kanıtlamıyor. Fakat meyvelerin şeker içerdiği için mutlaka zararlı olduğu düşüncesini de desteklemiyor. Peki, daha güçlü araştırmalar ne söylüyor? British Medical Journal dergisinde yayımlanan, yaklaşık 187 bin kişinin değerlendirildiği üç büyük prospektif kohort araştırmasında, özellikle yaban mersini, üzüm, elma ve armut gibi bütün meyvelerin tüketimi daha düşük tip 2 diyabet riskiyle ilişkili bulundu. Buna karşılık meyve suyu tüketimi daha yüksek diyabet riskiyle ilişkiliydi. İşte burada çok önemli bir ayrım yapmamız gerekiyor. Bir elma yemekle birkaç elmanın suyunu içmek metabolik açıdan aynı şey değil. Çünkü meyveyi bütün olarak tükettiğinizde yalnızca şeker almıyorsunuz; lif, polifenoller, vitaminler ve çok sayıda biyoaktif bileşeni de birlikte tüketiyorsunuz. Ayrıca meyvenin fiziksel yapısı, çiğneme süresi ve tüketim hızı da metabolik yanıtı etkileyebiliyor. Meyve suyunda ise özellikle lifin önemli bir kısmı kaybolabiliyor ve kısa sürede çok daha fazla miktarda şeker tüketilebiliyor. Peki, prediyabeti olan bir kişi günde ne kadar meyve yiyebilir? Öncelikle bir porsiyon meyvenin ne anlama geldiğini açıklayalım. Diyabet beslenmesinde kullanılan pratik karbonhidrat değişim sisteminde bir meyve porsiyonu yaklaşık 15 gram karbonhidrat içeren miktardır. Bu, örneğin küçük bir elma, küçük bir armut, orta büyüklükte bir muzun yaklaşık yarısı, yaklaşık 15–17 küçük üzüm tanesi veya bir su bardağı kadar çilek anlamına gelebilir. Burada önemli olan meyvenin büyüklüğüdür. Küçük bir elmayla 250 gramlık büyük bir elmanın aynı porsiyon olmadığını bilmeliyiz. Ayrıca bu 15 gramın tamamı sofra şekeri değildir; toplam karbonhidrat miktarıdır. Günlük iki porsiyon bütün meyve tüketimi, birçok prediyabet hastası için makul bir başlangıç olabilir. Yani örneğin gün içerisinde küçük bir elma ve başka bir öğünde bir su bardağı çilek tüketilebilir. Ancak iki porsiyon herkes için zorunlu veya bilimsel olarak belirlenmiş ideal miktar değildir. Kişinin kilosu, fiziksel aktivitesi, toplam karbonhidrat tüketimi ve glisemik kontrolü dikkate alınmalıdır. Amerikan Diyabet Derneği’nin 2026 yılı önerileri de prediyabet ve diyabet hastalarında bütün meyvelerin sağlıklı beslenmenin bir parçası olabileceğini vurguluyor. Meyvelerin kategorik olarak yasaklanmasını önermiyor. Buradan çıkaracağımız sonuç şu: Bir gıdanın içerisinde şeker bulunması, o gıdanın mutlaka diyabete neden olduğu anlamına gelmez. Önemli olan yalnızca içerdiği şeker değil, besinin bütün yapısı, tüketilen miktar ve genel beslenme alışkanlıklarıdır. Bu nedenle prediyabeti olan bir kişiye bütün meyveleri yasaklamak yerine, doğru meyve seçimini, uygun miktarı ve dengeli beslenmeyi öğretmek çok daha bilimsel bir yaklaşımdır.