2025 yılında yayımlanan iki önemli bilimsel araştırma, aort genişlemesinin doğal seyri hakkında bildiklerimizi yeniden değerlendirmemizi sağlıyor.

Kalbimizden çıkan en büyük atardamar olan aort, kanın bütün vücudumuza taşınmasını sağlar. Ancak bu damar zamanla genişleyebilir. Özellikle ekokardiyografi raporunda “aort dilatasyonu” veya “aort genişlemesi” ifadelerini gören hastalarımızda ciddi bir endişe oluşabiliyor.

Hastalarımdan en sık duyduğum sorulardan biri şu:

“Geçen yıl aort damarım 35 milimetreydi, şimdi 40 milimetre olmuş. Damarım yırtılabilir mi? Ameliyat mı olmam gerekiyor?”

Bu sorunun yanıtı yalnızca aort çapına bakılarak verilemez.

Önemli olan damarın hangi bölümünün genişlediği, neden genişlediği, gerçekten ne kadar hızlı büyüdüğü ve hastanın diğer risk faktörleridir.

Aort Damarı Normalde Ne Kadar Hızlı Genişler?

2025 yılında dünyanın önde gelen kardiyoloji dergilerinden Journal of the American College of Cardiology (JACC) dergisinde yayımlanan önemli bir araştırma, bu konuda dikkat çekici veriler ortaya koydu.

Obel ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği araştırmada, Danimarka’dan yaklaşık 15 bin kişinin aortla ilişkili klinik sonuçları değerlendirildi.

Bu kişilerin 2.026’sında tekrarlanan bilgisayarlı tomografi görüntüleri kullanılarak çıkan aortun büyüme hızı incelendi.

Araştırmanın sonuçları oldukça dikkat çekiciydi.

Erkeklerde ortalama yıllık büyüme 0,07 mm, kadınlarda ise 0,13 mm olarak bulundu. Çalışma grubunun genelinde yıllık ortalama artış yaklaşık 0,08 mm düzeyindeydi.

Yani birçok kişide aort damarı sanıldığından çok daha yavaş genişliyordu.

Üstelik başlangıçta daha büyük çaplı aortu bulunan bireylerde büyüme hızının mutlaka daha yüksek olduğu gösterilemedi.

Ancak önemli bir sınırlamayı belirtmek gerekiyor: Araştırmanın büyük bölümünü ileri orta yaştaki erkekler oluşturuyordu ve bilinen bazı genetik aort hastalıkları çalışma dışında bırakılmıştı. Dolayısıyla bu sonuçları her hastaya genellemek doğru değildir.

85 Araştırmanın Birlikte Değerlendirilmesi Ne Gösterdi?

Yine 2025 yılında Journal of the American Heart Association (JAHA) dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analiz, aort genişlemelerinin doğal seyrini daha kapsamlı biçimde değerlendirdi.

Henry ve arkadaşları 85 araştırmayı sistematik derlemeye, bunların 55’ini büyüme hızı meta-analizine dahil etti.

Sporadik, yani bilinen kalıtsal bir aort hastalığıyla ilişkili olmayan çıkan aort anevrizmalarında ortalama yıllık büyüme yaklaşık 0,33 mm olarak hesaplandı.

Ancak bütün aort genişlemeleri aynı hızda ilerlemiyor. Aortun farklı bölümlerindeki hastalıklar, aort kapağının yapısı ve bazı kalıtsal hastalıklar büyüme hızını değiştirebiliyor.

Bu araştırmadan çıkarılabilecek en önemli sonuç şudur:

Aort genişlemesi olan bir hastada, damarın mutlaka hızla büyüyeceğini varsaymak bilimsel olarak doğru değildir.

Bununla birlikte ortalamaların yavaş olması, bazı bireylerde hızlı ilerleme gelişmeyeceği anlamına da gelmez.

Aort Çapı 35 mm’den 40 mm’ye Çıktıysa Ne Yapılmalı?

Öncelikle büyümenin gerçek olup olmadığı doğrulanmalıdır.

Çünkü aort çapının ölçülmesi, düşünüldüğü kadar basit değildir.

Ekokardiyografide yapılan ölçümle bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntülemesindeki ölçüm farklı olabilir.

Ayrıca ölçümün aortun hangi seviyesinden yapıldığı, kalp döngüsünün hangi anında gerçekleştirildiği ve kullanılan teknik de sonuçları etkileyebilir.

Örneğin, ilk incelemede aortun bir bölümü 35 mm, ikinci incelemede farklı bir bölümü 40 mm ölçülmüşse bu iki değeri doğrudan karşılaştırmak doğru değildir.

2024 Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) kılavuzu, görüntüleme teknikleri arasında 3 mm veya üzerinde uyumsuzluk bulunması durumunda takibin kardiyak BT veya MR ile yapılmasını öneriyor.

Bu nedenle yalnızca iki rapordaki rakamları karşılaştırmak yerine, mümkünse önceki görüntüleri yeniden değerlendirmek gerekir.

Gerçekten Bir Yılda 5 mm Büyümüşse?

İşte burada durum değişir.

2022 ACC/AHA Aort Hastalıkları Kılavuzu’na göre sporadik çıkan aort anevrizmalarında bir yılda 5 mm veya daha fazla doğrulanmış büyüme, hızlı ilerleme ölçütüdür.

Ardışık iki yıl boyunca yılda en az 3 mm büyüme de aynı şekilde önemlidir.

Kalıtsal aort hastalıklarında veya biküspit aort kapağı bulunan hastalarda ise daha düşük büyüme hızları bile ciddi kabul edilebilir.

Dolayısıyla aortun bir yıl içinde gerçekten 35 mm’den 40 mm’ye büyüdüğü doğrulanmışsa, bunun yalnızca rutin bir kontrol bulgusu olarak değerlendirilmesi doğru değildir.

Bu hastalarda ayrıntılı görüntüleme ve deneyimli bir aort ekibi tarafından değerlendirme gerekebilir. Doğrulanmış hızlı büyüme, bazı hastalarda cerrahi değerlendirme ve müdahale gerekçesi de olabilir.

Aort Damarı Neden Genişler?

Aort genişlemesinin tek bir nedeni yoktur.

Yaşla birlikte damar duvarının yapısında değişiklikler meydana gelebilir. Hipertansiyon, aort duvarının maruz kaldığı mekanik yükü artırır. Bazı bireylerde ise aort kapağının yapısal özellikleri veya ailesel yatkınlık rol oynar.

Marfan sendromu ve diğer bazı kalıtsal bağ dokusu hastalıkları da aort duvarının dayanıklılığını etkileyebilir.

Bununla birlikte bir risk faktörünün aort hastalığıyla ilişkili olması, o faktörün her hastada hızlı büyümeye neden olduğunun kanıtlandığı anlamına gelmez.

Nitekim 2025 yılında yayımlanan JAHA meta-analizinin önemli sonuçlarından biri, aortun büyüme hızını bireysel düzeyde güvenilir biçimde öngörecek klinik belirteçlerin henüz yeterince ortaya konamamış olmasıdır.

Bu nedenle hastaların yalnızca risk faktörlerine göre değil, tekrarlanan standart görüntülemelerle değerlendirilmesi önemlidir.

Aort Genişlemesi Nasıl Yavaşlatılabilir?

Aort genişlemesi tanısı alan bir hastanın günlük yaşamında dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar vardır.

  1. Kan basıncı kontrolü

Aort damarının karşı karşıya kaldığı en önemli mekanik yüklerden biri kan basıncıdır.

Özellikle kontrolsüz hipertansiyon, aort diseksiyonu açısından önemli bir risk faktörüdür.

ACC/AHA kılavuzunda torasik aort anevrizması bulunan ve kan basıncı 130/80 mmHg veya üzerinde olan hastalarda antihipertansif tedavi önerilmektedir.

Bazı hastalarda beta blokerler veya anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB) tercih edilebilir.

Ancak burada önemli bir bilimsel ayrıntı var: Kan basıncı kontrolü güçlü bir klinik öneri olmakla birlikte, genetik olmayan aort genişlemelerinde belirli bir ilacın damarın büyümesini kesin olarak durdurduğu gösterilmiş değildir.

  1. Sigaranın bırakılması

Sigara, damar sağlığını olumsuz etkileyen önemli bir risk faktörüdür.

Özellikle abdominal aort anevrizmasıyla ilişkisi güçlü biçimde gösterilmiştir.

Çıkan torasik aortun büyüme hızına ilişkin kanıtlar daha sınırlı olsa da sigarayı bırakmak, genel kardiyovasküler riskin azaltılması açısından temel önerilerimizden biridir.

  1. Egzersizden vazgeçmeyin, ancak doğru egzersizi seçin

Aort genişlemesi bulunan birçok kişi egzersiz yapmaktan korkar.

Oysa egzersizin tamamen bırakılması doğru bir yaklaşım değildir.

Kan basıncı kontrol altında olan, klinik açıdan uygun hastalarda yürüyüş, sabit bisiklet ve benzeri hafif-orta yoğunluklu aerobik aktiviteler önerilebilir.

ACC/AHA kılavuzu, uygun hastalarda haftanın en az 3–4 günü, 30–60 dakika hafif-orta yoğunlukta aerobik aktiviteyi makul bulmaktadır.

Buna karşılık çok ağır ağırlık kaldırmak, nefes tutarak ıkınmak ve ani, maksimal zorlanmalar kan basıncında belirgin yükselmelere neden olabilir.

Egzersizin türü ve yoğunluğu, hastanın aort çapına, altta yatan hastalığına ve klinik riskine göre kişiselleştirilmelidir.

Aort 40 mm İse Ameliyat Gerekir mi?

Bu, hastalarımın en sık sorduğu sorulardan biridir.

40 mm aort çapı tek başına ameliyat gerektiği anlamına gelmez.

Çıkan aortun değerlendirilmesinde hastanın boyu, vücut yüzey alanı, cinsiyeti, aort kapağının yapısı, aile öyküsü ve büyüme hızı birlikte ele alınır.

Genetik olmayan sporadik çıkan aort anevrizmalarında cerrahi çap eşikleri çoğunlukla 50–55 mm aralığında değerlendirilmekle birlikte, belirli hastalarda bu eşikler farklılaşabilir.

Özellikle doğrulanmış hızlı büyüme veya yüksek riskli bir hastalık bulunması durumunda yalnızca çapın küçük olmasına güvenmek doğru değildir.

Bu nedenle cerrahi kararını yalnızca tek bir milimetre değerine indirgememeliyiz.

Kardiyoloji Takibi Neden Bu Kadar Önemli?

Aort genişlemeleri çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilir.

Bu nedenle hastanın kendisini iyi hissetmesi, aort çapının sabit kaldığını göstermez.

2022 ACC/AHA kılavuzu, torasik aort genişlemesi saptanan hastalarda büyüme hızını belirlemek amacıyla genellikle 6–12 ay içerisinde kontrol görüntüleme yapılmasını, stabil hastalarda ise bireysel riske göre 6–24 aylık takip aralıklarının değerlendirilebileceğini belirtmektedir.

2024 ESC kılavuzu da altta yatan hastalık ve büyüme hızına göre kişiselleştirilmiş görüntüleme takibini vurgulamaktadır.

Burada amaç her hastaya sürekli tomografi çekmek değildir. Doğru yöntemle, uygun zaman aralığında ve mümkünse karşılaştırılabilir tekniklerle ölçüm yapmaktır.

Ani başlayan şiddetli göğüs veya sırt ağrısı, bayılma ya da açıklanamayan ciddi bir fenalık hissi geliştiğinde ise rutin kontrol beklenmemeli, acil tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Sonuç: Aort Genişlemesinde Korkudan Çok Bilgiye İhtiyacımız Var

2025 yılında yayımlanan araştırmalar, özellikle çıkan aort genişlemelerinin çoğu hastada sanıldığından daha yavaş ilerlediğini gösteriyor.

Ancak ortalama büyüme hızlarının düşük olması, düzenli kontrolün gereksiz olduğu anlamına gelmiyor.

Önemli olan gerçekten hızlı büyüyen hastaları, ölçüm farklılığı bulunanlardan ve uzun yıllar stabil kalabilecek kişilerden ayırt etmek.

Aort genişlemesi tanısı aldıysanız paniğe kapılmayın. Ama doktorunuzun önerdiği takipleri de ihmal etmeyin.

Unutmayın: Aort hastalığında yalnızca damarın bugün kaç milimetre olduğu değil, neden genişlediği, hangi hızla büyüdüğü ve sizin bireysel riskiniz önemlidir.

⸻

Bilimsel Kaynaklar

  1. Obel LM, ve ark. (2025). The Nonsyndromic Ascending Thoracic Aorta in a Population-Based Setting: A 5-Year Prospective Cohort Study. Journal of the American College of Cardiology. 85(8):818–831.

DOI: https://doi.org/10.1016/j.jacc.2024.10.096

  1. Henry M, ve ark. (2025). Thoracic Aortic Aneurysm Growth Rates and Predicting Factors: A Systematic Review and Meta-Analysis. Journal of the American Heart Association. 14(7):e038821.

DOI: https://doi.org/10.1161/JAHA.124.038821

  1. Isselbacher EM, ve ark. (2022). 2022 ACC/AHA Guideline for the Diagnosis and Management of Aortic Disease. Circulation.

DOI: https://doi.org/10.1161/CIR.0000000000001106

  1. Mazzolai L, ve ark. (2024). 2024 ESC Guidelines for the Management of Peripheral Arterial and Aortic Diseases. European Heart Journal. 45:3538–3700.

DOI: https://doi.org/10.1093/eurheartj/ehae179

⸻

Bu yazı bilimsel araştırmalar ve güncel klinik kılavuzlar temel alınarak toplumun bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez.