Blog

Orta ve İleri Yaşta Protein Paradoksu: Bitkisel ve Hayvansal Proteinlerin Kardiyometabolik, İnflamatuar ve Besinsel Etkileri

Orta yaş ve üzeri popülasyonda beslenme stratejileri belirlenirken hekimlerin ve araştırmacıların karşılaştığı en temel ikilemlerden biri **“protein paradoksu”**dur. Bir tarafta yaşlanmayla hızlanan kas kaybı (sarkopeni) ve anabolik direnç riskini kırmak için yeterli biyoyararlanımı olan protein ihtiyacı; diğer tarafta ise aterosklerotik kardiyovasküler hastalıklar (ASKVH), dislipidemi, insülin direnci ve kronik düşük dereceli inflamasyon (inflammaging) tehdidi yer alır.Clinical […]
Okumaya Devam Et

200 Joule vs 360 Joule: Atriyal Fibrilasyon Kardiyoversiyonunda Dalga Formu Efsanesi Bitti mi?

200 Joule vs 360 Joule: Atriyal Fibrilasyon Kardiyoversiyonunda Dalga Formu Efsanesi Bitti mi?Acil servislerde, koroner yoğun bakımlarda ve kateter laboratuvarlarında atriyal fibrilasyon (AF) kardiyoversiyonu yaparken karşımıza çıkan en temel klinik soru işaretlerinden biri defibrilatör tercihi ve seçilen enerji seviyesidir.Yıllardır süregelen bir tartışma vardır: “Elimizdeki cihaz 200 Joule ile mi sınırlı, yoksa 360 Joule’e kadar çıkabiliyor […]
Okumaya Devam Et

Kilo Vermenin Ötesinde Bir Kardiyovasküler Koruma Kalkanı: Semaglutid, İnflamasyon ve Rezidüel Risk

Kilo Vermenin Ötesinde Bir Kardiyovasküler Koruma Kalkanı: Semaglutid, İnflamasyon ve Rezidüel RiskKardiyometabolik tıp ve koruyucu kardiyoloji alanında son yılların en büyük paradigmalarından biri GLP-1 reseptör agonistlerinin klinik uygulamaya girmesi oldu. Ancak bu moleküller uzun süre tıp çevrelerinde ve kamuoyunda yalnızca “iştahı baskılayan, glisemik kontrol sağlayan ve kilo verdiren ajanlar” olarak algılandı.Oysa ateroskleroz patogenezini yakından incelediğimizde […]
Okumaya Devam Et

503 Meslek Masada: Mesleki Karsinojenler, Kanser Mortalitesi ve İlk 20 Meslek Grubunun Risk Profili

503 Meslek Masada: Mesleki Karsinojenler, Kanser Mortalitesi ve İlk 20 Meslek Grubunun Risk ProfiliMesleki maruziyetler, modern onkoloji ve koruyucu hekimliğin en kritik ancak klinik pratikte en sık göz ardı edilen alanlarından biridir. Çoğu zaman hastaların genetik yatkınlığı, beslenme alışkanlıkları veya tütün kullanımları sorgulanırken; haftada 40–60 saat boyunca soludukları kimyasallar, maruz kaldıkları iyonlaştırıcı/iyonlaştırıcı olmayan radyasyon veya […]
Okumaya Devam Et

Gökyüzündeki Görünmez Mesleki Risk: Pilotlar ve Kabin Ekiplerinde Kanser Mortalitesi ve Hücresel Korunma Stratejileri

Mesleki radyasyon maruziyeti denildiğinde akla ilk gelen meslek grupları çoğunlukla nükleer santral çalışanları, radyoloji uzmanları veya anjiyografi laboratuvarındaki sağlık personeli olur. Ancak 30.000 ila 40.000 feet seyir irtifasında görev yapan ticari havayolu uçuş ekipleri, Dünya’nın manyetosferi ve atmosferi tarafından sağlanan doğal koruyucu kalkanın önemli bir kısmının dışına çıkarak doğrudan galaktik kozmik radyasyon ve güneş partikül […]
Okumaya Devam Et

Günlük Beslenmenin Gece Uykusu ve Kardiyovasküler Dinlenme Üzerindeki Doğrudan Etkisi: Nature Health 2026 Analizi

Kardiyovasküler sağlık, metabolik denge ve hücresel onarım söz konusu olduğunda uyku mimarisi (sleep architecture) en az diyet ve egzersiz kadar belirleyici bir fizyolojik parametredir. Klinik pratikte ve epidemiyolojik çalışmalarda uzun vadeli beslenme modellerinin uyku kalitesiyle ilişkisi sıkça araştırılsa da, “Bugün ne yersek, bu gece uykumuz ve gece otonom sinir sistemimiz nasıl tepki verir?” sorusunun objektif […]
Okumaya Devam Et

Yaşam Süresinin ve Biyolojik Rezervin 10 Saniyelik Aynası: Statik Denge ve Mortalite İlişkisi

Modern koruyucu tıpta ve geriatrik kardiyolojide risk değerlendirmesi uzun yıllar boyunca kan basıncı, lipid panelleri, glisemik kontrol parametreleri ve aerobik kapasite (VO_2max) gibi klasik biyobelirteçler üzerinden yürütülmüştür. Ancak son yıllarda yapılan geniş çaplı uzun dönem kohort çalışmaları, kas-iskelet sistemi ile merkezi sinir sisteminin entegre bir çıktısı olan motor fonksiyonların, hücresel ve biyolojik yaşlanmanın doğrudan bir […]
Okumaya Devam Et